Lastikler, aracınız ile yol arasındaki tek temas noktasıdır. Bu birkaç santimetrekarelik alan, tüm sürüş dinamiklerinden, fren gücünden, viraj tutuşundan ve tabii ki sürüş güvenliğinizden 1.derecede sorumludur. İşte bu kritik parçaları mevsimlere göre optimize etmek, sıradan bir bakım unsuru değil, hayati bir güvenlik önlemidir. Otomobil markaları sıfır satışlarda aracın lastiğine marka prestiji açısından büyük değer vermektedir. Otomobil teknolojisi ne kadar gelişirse gelişsin ister elektrikli araç ister hibrit araç olsun veya otonom sürüş nitelikleri istediği seviyeye gelsin, bizi hayata tutunduran 4 lastik olmaya devam edecektir.
Kış ve yaz lastikleri arasındaki temel fark malzeme bileşiminden kaynaklanır. Yaz lastiklerinin ana hamuru, sıcak asfalt üzerinde maksimum tutunmayı sağlamak için daha sert kauçuk bileşiklerinden üretilir. Bu sertlik, yüksek sıcaklıklarda bile formunu korumasını, aşınmaya dirençli olmasını ve keskin dönüşlerde stabil kalmasını sağlar. Ancak bu sertleşmiş kauçuk, hava sıcaklığı yaklaşık +7°C’nin altına düştüğünde bir tuğla gibi katılaşmaya başlar. Esnekliğini kaybettiği için yüzeyle olan teması azalır.
İşte kış lastikleri tam da bu noktada devreye girer. Çok daha yumuşak, özel kauçuk karışımları kullanırlar. Bu karışım, soğuk havalarda bile esnek ve yumuşak kalarak, lastiğin karla, buzla veya soğuk ıslak zeminde bile yol yüzeyine yapışmasını, mikro düzeyde onu kavramasını sağlar. Yaz lastiği soğukta sertleşip kayganlaşırken, kış lastiği esnekliğini koruyarak tutunmayı sürdürür. Bu sıcaklık eşiği, deneylerle kanıtlanmış değer olarak lastik seçimindeki en önemli kriterlerden biridir.
Bu temel malzeme farkı, ikincil bir özellik olan desen tasarımıyla desteklenir. Yaz lastiği desenleri, esasen yağmurlu havalarda suyu en hızlı şekilde tahliye etmek (aquaplaning önlemek), kuru zeminde ise geniş ve sağlam bloklarla maksimum temas alanı yaratmak üzerine kurgulanmıştır. Desen genellikle daha az ve daha büyük bloklardan oluşur. Kış lastiği deseni ise adeta bir mühendislik harikasıdır. Çok daha karmaşık, ince ve çok sayıda bloklara bölünmüş bir yapıya sahiptir. Bu küçük bloklar (lameller), lastik yuvarlanırken zeminde esneyerek karlı veya yumuşak zeminlerde tırtık gibi kavrama sağlar.
Ancak işin aslı bu kadar da değildir. Mikroskobik lameller adı verilen, çıplak gözle zor görülen çok sayıda küçük kesikler vardır. Bu kesikler, lastik baskı yaptığında açılarak buz üzerinde yüzlerce minik tırnak gibi davranarak buzda tutunmayı artırır. Yaz lastiğinde bu özellik yoktur.
Ayrıca kış lastiklerinin omuz bölgeleri daha dişlidir, kar içinde daha iyi çekiş sağlayan geniş kanal ve oluklar sayesinde ıslak ve karlı zeminde fren mesafesi, yaz lastiğine kıyasla yarı yarıya kadar daha kısa olabilir. Bu, bir çarpışma ile emniyetli duruş arasındaki fark demektir.
Bu teknik özelliklerin pratikteki yansımaları çok nettir. Performans parametreleri tamamen zıtlaşır. Kuru ve sıcak asfaltta, yaz lastiği rakipsizdir. Daha kısa fren mesafesi, daha iyi yol tutuş keskin ve net viraj alma, daha düşük yuvarlanma direnci (dolayısıyla daha az yakıt tüketimi) ve daha yüksek hız kapasitesi sunar. Bir kış lastiği ise +7°C üzerindeki sıcaklıklarda aşırı yumuşak kalacağı için bu performans değerlerinin tümünde geri kalır, fren mesafesi uzar, viraj tepkisi azalır, artan sürtünmeden dolayı motor gücü düşer ve yakıt verimliliği düşer. Tam tersi koşullarda, yani soğuk, ıslak, karlı ve buzlu zeminlerde ise durum tersine döner. Özellikle +7°C’nin altındaki ıslak zeminde, yaz lastiğinin sertleşmiş bileşiği suyu yeterince tahliye edemez ve aquaplaning (su üzerinde kayma) riski katlanarak artar. Bu nedenle kış lastiğini yalnızca kar yağdığında değil, hava sıcaklığı sürekli olarak +7°C’nin altına indiğinde takmak gerekir.
Türkiye’de ticari araçlar (Ticari taksi olarak kullanılan binek araçlar da dahil olmak üzere) 1 Aralık ile 1 Nisan tarihleri arasında kış lastiği kullanmak zorundadır. Ancak bu tarihler coğrafi koşullara göre değişebilir; Erzurum’da kış Ekim’de başlarken, İzmir’de Aralık ortasını bulabilir. Bu nedenle akılcı olan, takvime değil, hava sıcaklığına ve bölgenin iklim koşullarına göre hareket etmektir. Zorunluluk olmasa da binek araç kullananların da kış lastiği kullanmaları bunun gereğidir.
Lastik, aracınızın hayat sigortasıdır. Bu sigortadan tasarruf etmeye çalışmak, geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir. Doğru lastiği, doğru zamanda, doğru koşullarda kullanmak, sorumlu bir sürücülüğün ve trafik güvenliğine verilen önemin en temel göstergelerinden biridir. Otomobil bakım ve onarımında lastik değişimi gerekliyse kesinlikle geciktirmemelidir. Unutmayın, yol ve hava koşulları ne olursa olsun, kontrol her zaman sizin lastiklerinizin içinde, o birkaç avuç içi büyüklüğündeki temas alanındadır. Bu alanı doğru seçimlerle optimize etmek, sürüş keyfinizi ve güvenliğinizi belirleyen en kritik faktördür.
Tüm Marka ve Modelleri Sizin İçin Araştırıyoruz
Siz de araç karşılaştırma sayfamızdan birbirinden farklı özelliklere sahip araçlara tek bir tıkla göz atabilir ve dilediğiniz araçları anında karşılaştırabilirsiniz.
Sifiraracal.com, sitemiz üzerinden otomobil kampanyalarını inceleyebilir, tek bir tıkla sıfır araç kampanyalarına ulaşabilir ve anında size özel ücretsiz fiyat teklifi alabilirsiniz.